Top ↑ | Archive | sora sora Bağdat'ı bulanların evladıyız nihayetinde.

"Neden bitmiyor içimizdeki bağırışlar
Neden artık inanamıyoruz bir çocuk gibi
Şimdi ben gökyüzünün altında
Neden mavi özlemi içindeyim ?"

- (via denizin-sokagi)

Daktilo Kıza Caz İçin Nihavent


Korkma ey hemşire
Sen yazmana devam et
Yüreğin incecik kanadıyla
Simsiyah tüyüyle
Yankısız geçen ömrün
Tuşları döv kalpleri yak
Parmak uçlarınla yürü geç
Ölümlü günleri
Günlük turnikeleri

Yüzleri, yüzleri ve maskeleri
Silik kopyaları bırak yaşayanlara
Sen sessiz ölümlerle
Zırhlanan gerçeği yaz
Ve hazin güz yağmuru görünümünde
Yağan ebediyeti

Bir melek olsaydın eğer
Konuşmak istiyor trompet
Küçük günahları yazan
Küçük cinayetleri
Ve parmak uçlarıyla uçan
Bir melek olurdun elbet

Konuşmak istiyorum
Konuşmak istiyor herkes
Konuşmak istiyor
Trambon kontrbas klarnet

Baht kapısının gıcırtısıyla
Ağlamak istiyor trompet

*Cahit Koytak

fakirulfikir:

Ey benim ezelî kardeşim, unutma! Benimki kanar senin parmağına çöp battığında…

Merhaba :) artık burayı pek kullanmıyorsun herhalde ;)
Anonim

Merhaba :) Aslında tam olarak kullanmıyorum diyemem, hala vefalı bir okur edasıyla takip ettiğim kişiler var, günlük beğenmelerimi yapıp fazla vakit kaybetmeden çıkıyorum. Burada yazmanın bir alışkanlığa dönüştüğünü fark edince paylaşmaya ara verdim, biraz da gündemimizle beraber insanlar çirkinleşmeye başlayınca, tahammül edemeyip onlar gibi olmamak için de uzaklaşmış olabilirim. Yani özetle anonim, duaya ihtiyacımız daha çokken buradan bir adam eksilmiş mühim değil.

neseepalamutu:

Ah muhsin ünlü

(denizin-sokagi gönderdi)

"Orada
Beni düşünüyorsun.
Hissettim bunu:
Bir şiddetli rüzgar gibi
Aşarak tepeleri
Geçerek boğazları
Ulaştı buraya
Geldi dokundu bana
Düşünmen beni."

- Oruc Auroba (via lamazi08)

(katre-ibade gönderdi)

pinhanss:

Cahit Zarifoğlu - Korku ve Yakarış

(hayatvereninkulu gönderdi)

kendiniahmetsanansuleyman:

Muzaffer Serkan Aydın - Gerçek Rüya

Biz bu kitapları ne zaman okuduk ve niçin
her satırını çizip notlar düştük kıyılarına
Dünya upuzun bir çöl sanki, bir buzul kütlesi 
karşılık bulamıyorsun aklıma düşen sorulara 
ve düşüp duruyor kırlangıçlar, üşüyor
bir yolcu hüznüyle geçip gidiyor ömrümüz.

*Ahmet Telli / Kuş Ölümleri

Eşyaya tapındıkça, canı çekilen ruhumuzun ıstırabını duymamak için, müsekkin niyetine şenlendirdiğimiz karanlık bir ormana benziyor bizim büyük kentimiz. Sükûnetini koruyabildiğimiz tek yer mezarlıklar. Artık dinlenmek için oraya gidebiliriz!

*Ali Ayçil / Kovulmuşların Evi