İstanbul’un gerçekten büyük bir nimet olduğunu en çok yalnız kaldığımda anlıyorum, yalnızken bile iyi gelen bir şehir çünkü. Manzaralarıyla, martılarıyla hoş edebiliyor gönlünü, aslında, yalnız olmadığını hatırlatıyor herbir güzelliği.
İstanbul’un gerçekten büyük bir nimet olduğunu en çok yalnız kaldığımda anlıyorum, yalnızken bile iyi gelen bir şehir çünkü. Manzaralarıyla, martılarıyla hoş edebiliyor gönlünü, aslında, yalnız olmadığını hatırlatıyor herbir güzelliği.
İnsanları mutlu etmek üzere kurulu bir hayatım varken çok daha mutluydum, yakınımdakiler bile gülemezken yüzüme, mutlu olmayı kendime nasıl yakıştırabilirim ki, hep bir burukluk içimizde. Mutlu ol, gül demiyorum onca sıkıntı içinde ama en azından sıkıntılarla beraber sabrın da mükafatın da geleceğine inan. Yalnızca, eş zamanlı değiller, dualarla yaklaşacaklar. Zaman ilaç değil belki ama dualar varsa sabrın sayacı olan beklemek ilaç işte. Gönül derman olabilse âlâ dedim bir an, oysa her şeyden âlâ bir derman var ve herkesten çok O’nunla konuşmaya ihtiyacın var, ihtiyacım var.
- (via ygmrdmlri)
“Ne yaparsam yapayım, sonunda içimle başbaşa kalıyorum
Ve bir derin hüzün gelip kaplıyor içimi.
Benim yurdum içimde galiba.”-Nurullah Genç
(ygmrdmlri gönderdi)
Ex Nihilo
Bir deniz kıyısından
İçinde kabaran açlığa bakarak:
Yıllar seni niye yatıştırmadı
Ey nefis, niye törpülemedin kendini
Bıçaklara, kavgalara sokularakGülün gözlerinden bülbüle bakarak:
Niye rahat ettin ey nefis
Var olduğunu içindeki yaralardan
Okumayı neden unuttun
Neden Allah’ın bahçelerine değil
Güle ve gülistana
Ve aşkın lehçelerine değil
Okullara, bankalara seyirttinBir boşluğun avlusundan
Savrulup giden maziye bakarak:
Aldanmak mı istiyorsun ey nefis
Kalabalığa katışıp uyumak mı
Arz ve semâ sana bir şey söylemesin
Anka seni uykundan seslemesin mi istiyorsun
Rahmet, kendini seyrederken
Ona gözlerini yummak mı…
Bir rüyanın başkentinden
İçime üşüşen sözlere bakarak:
Hayat yıllar boyu
Hep aynı şarkıyı söyledi, bak
Ey nefis, ricat etme anlamdan
Boşluğu dirilt, su ver içinde göveren hakikate
Kaçacak neresi var, hangi sığınak
Kişi ne kadar uzaklaşabilir yurdundan
İstese de ne kadar ıssızlaşabilir Tanrı’dan
Aldanmak mı istiyorsun ey nefis
Şarkıdan beri durmak mıDön. Geri bak.
*Kemal Sayar
Sevgili Dost,
İnsan değişmedi; vicdanı ile tutkuları arasında bocalayıp duruyor. Tutkularına esir düştüğü zamanlarda bile, kendisini rahatlatacak nedenler ve yöntemler bulmakta zorlanmıyor.*Ali Ural
Sevgili Dost,
Birileri tarafından sürekli izlendiğini düşünmek bir delilik belirtisidir de biri tarafından izlenildiğini düşünmemek neyin belirtisidir?Sevgili Dost,
Allah her şeyi bilir.*Ali Ural
Ben kalemi hiç bırakmadım aslında ama o beni biraz bıraksın istiyorum,
Soluklansın biraz, kara bulutları ve soğuğu savursun başından.
Bir daha gelmesin demiyorum da dokunmasın yaralara istiyorum,
İki nokta bir parantezlik halleri anlatsın yalnız, noktalı virgülden uzak olsun.
Ellerime mürekkebi bulaşsın da sonunu üç noktaya bağlamasın istiyorum,
Huzura ulaştırsın yeter diyorum, düşlerden uzak hallerimi iyileştirsin.
Kalemler kırılmaz ya, kağıtlar da yırtılmasın.
Bakmayın siz yolların ve kaldırımların genişliğine; kimse yanına birini alacak kadar cesur değil.
Bilginin cehaletini yaşıyoruz. Bildiklerimiz sadece kafamızın içinde. Eylemin sahasına girmiyor bildiklerimiz.
Koca koca cümleler kurduğumuz halde cüce amellerin peşinde koşuyoruz.
Evlilik, sonunda birbirine yabancı olmak için birleşen insanların sığındığı yalnızlık…Fedakarlık, gönül alma, tamir etme tedavülden kalkmış.
Bireyselleşmenin, modernitenin verdiği elbiseyi ne de güzel giyiyoruz hemen.
Sahtelikten kırılıyoruz Allah’ım, bize gerçeğin yüzünü göster.
Birinin kalbinde büyüttüğü, bize iyi gelecek bir duası olmalı.
Gülü koparmadan dalında koklamanın bir çaresi olmalı.Bu yalnızlık bu kadar insana fazla.
Bize geniş yollar ve kaldırımlar değil; dar ama kalabalıkların yürüdüğü yollar ve kaldırımlar lazım.
Gökyüzü hepimize yetiyorsa, yeryüzü de hepimize yeter.*Cengizhan Konuş