Top ↑ | Archive | sora sora Bağdat'ı bulanların evladıyız nihayetinde.

Göğe yükselmek, göğe bakmak temalı bir hikayeden uzak, başımız önümüzde, çoğu zaman dalgın ama emin adımlarla ilerlemekteydik. Yalnız yürüyüşleri sever, düşünmeyi, hüzünlenmeyi, içlenmeyi, ağlamayı bile sevebilirdik. Günler ne kadar hızlı geçerse geçsin, bazı anlar zamanın durduğuna şahit olurduk. En çok da uzun bir zaman sonra da olsa dostlarla yeniden bir araya gelebildiğimiz anlarda bunu hissederdik. Geçen zamana karşı mahcup bir tebessümün çok şey anlattığı anlarda, daha ayrılmadan yapılan planlarla, hayallerle, dertlenmelerle biraz, biraz suskunluklarla, dualarla en çok… Bunlar değişmek istemediklerimiz, unutmak istemediklerimiz, uzaklaşmak hiç hiç istemediklerimiz. Finaller arası vakit ayırdıklarımız, bu yıllara en güzel anıları sığdırdıklarımız diye hep şükürlerimiz. İşte bu şükürler bir yerlere not edilmeli dedim, buraya bir de dua iliştirdim, Allah hayırlı dostluklar nasip etsin bizlere, yolunda beraber yürüyebileceğimiz dostluklar.

"Kimi vakitler, ruhumda hissettiklerim dünyaya çıkacak bir kelime bulamaz. Böyle zamanlarda hayat, dört bir tarafıma asılmış donuk bir resim gibi durur. Kalkıp insanların içine karışmak istemem, elimi raftaki bir kitaba atmak istemem, sevdiğim insanları aramak istemem; bitkinlikle, kendimi kendi içime uzatırım. Oysa bilirim ki o ağır ve gamlı yurtta, anılarımın çölünden başka bir bekleyen yoktur beni."

*Ali Ayçil

"Şu karşılarında saygı duruşu yaptığınız heykeller nedir?"

- Enbiya Sûresi 52. âyet. (via fakirulfikir)

image

*Sadık Yalsızuçanlar

"Sen gelince konuşuyor içimdeki lâl sancı"
diyerek eşlik ediyor yaprakların hışırtısı, 
yalnızca, şiirlere düşmüş bir turuncu yaprak kadar
sevdiğimi fark ediyorum sonbaharı
ve ne kadar seversem o kadar üşüyorum,
sonunda bir ateşin başına düşüyorum.

Gözlerine Yazılmamış Bir Destan

IX
Gözlerin uğrak yeridir bestekarların 
Şairler hüzne dalar yeşil okyanusunda 
Eşiğinde ölümsüz dilenciler 
Gözlerin gecenin intiharıdır

Sen gözlerine mahkumsun; gözlerin bana
Ben şiir yazmasam, kim tanır gözlerini
Geçerken yalnızlık sokağından
Hangi demirci indirir parmağına çekici
Hangi berber yanağını keser müşterisinin
Gözlerine bakmasam, doğar mı güneş

Nurullah Genç

Hep bir huzur aradığımızı anımsadım, ben huzuru, defterimin arasında kuruttuğum çiçeğin hâlâ, defterimi her açışımda güzel kokusunu etrafa yaymasında gördüm. Bir çiçek veya bir çiçek kadar narin olmayı neden istediğimizi şimdi daha iyi anlıyorum sanırım. Kim bilir biz hayattayken bile ne kokular yayarken etrafımıza, “sonramız ne olacak” diye düşünmek gerek çokça, sonrasında daha güzel adımlar atmak için dualara sarılmak. Buraya, “size özel, güzel dua edeniniz çok olsun” diye de bir dua bırakıyorum şimdilik, amin deseniz kâfi.

(suscanmi gönderdi)

Dengem şaşıyorsa, gitsem de kalsam da hep bir özlem olacağından.

kendiniahmetsanansuleyman:

Oktay Rifat #şiirodamda