Top ↑ | Archive | sora sora Bağdat'ı bulanların evladıyız nihayetinde.

İçimi bir güzellik kapladığında, kendimi seçilmiş kişi, en şanslı insan saydığımda, güneşin tüm enerjisini bana aktardığına inandığımda… 

Kısaca baharda, ailemin yanında, huzurda, gecenin o ürpertici dinginliğinde ya da gündüzün sımsıcak neşesinde bile alıkoyamam gözlerimi yaşlanmaktan. 

Duygusal olmayagörsün insan, dilinden şükürle gözünden yaşı eksik olmayagörsün.  

Mutlu anları tarif çok daha zor ve için kıpır kıpırken parmakları kaleme hapsetmek de öyle zordur işte. Kelimeler bile yalnız bırakıyor mutluyken, yalnızlık her daim kaçınılmaz oluyor demek ki.  

Mutluysan yalnız değilsindir ama değil mi? Mutluluk yalnız yaşanılabilen bir duygu değil çünkü. İçin kıpır kıpırsa sebebi vardır, bahar yanındadır en azından, ya da abin bir sürpriz yapıp gelmiştir yanına. 

Seviyorsundur arkadaş! Yoksa mümkün mü? Seviyorsundur en azından papatyaları, sabahları odana doğan güneşi, onu hatırlatmayan şarkıları… 

En azından çocukları seviyorsundur, masumluklarını, muzipliklerini. Ve bence mümkün değildir insanların gülüşlerini sevmemen, seviyorsundur elbet, bir gülüşü de yetiyordur mutluluğuna, bir bakışı bazen.

  1. herevelazimm bunu caysadigimdemlerdesen kullanıcısından yeniden blogladı
  2. caysadigimdemlerdesen bunu gönderdi